Aşırı işlenmiş gıdalar azaltılınca depresyonda ne oldu
Aşırı işlenmiş gıdalar tüketimini azaltan bazı depresyon tanılı katılımcılarda belirtiler geriledi; küçük çalışma için daha geniş araştırmalar gerekiyor.
Aşırı işlenmiş gıdalar tüketiminin depresyon belirtileriyle ilişkisi, farklı araştırmalarda inceleniyor. 2024 yılında 15.960 yetişkinin verilerinin değerlendirildiği bir çalışmada, bu ürünlerin tüketimindeki her yüzde 10’luk artış, depresyon belirtileri gösterme riskindeki yüzde 10’luk artışla ilişkilendirildi. Ancak bu bulgular, aşırı işlenmiş gıdaların depresyona doğrudan neden olduğunu kanıtlamıyor.
Kaliforniya Üniversitesi San Francisco’daki araştırmacıların yürüttüğü pilot çalışmada ise tüketimi azaltan bazı katılımcılarda belirtilerin gerilediği görüldü. Çalışmanın 20 kişiyle yapılması ve katılımcıların tamamında hipertansiyon, diyabet veya yüksek LDL kolesterol gibi en az bir metabolik bozukluk bulunması, sonuçların kapsamını sınırlıyor.
Çalışmada beslenme düzeni nasıl değişti?
Araştırmaya depresyon tanısı bulunan ve yüksek miktarda aşırı işlenmiş gıda tüketen 20 kişi alındı. Katılımcılar iki gruba ayrıldı; bir grup mevcut beslenme düzenini sürdürürken diğer grup, bu ürünlerin daha az yer aldığı bir beslenme programına geçti. Dört haftanın sonunda gruplar uyguladıkları beslenme düzenlerini değiştirdi.
Katılımcılardan araştırma boyunca ilaçlarını, terapi programlarını, egzersizlerini ve uyku düzenlerini değiştirmemeleri istendi. Tüketimi yüzde 85’ten fazla azaltan bazı kişilerde depresyon belirtilerinde gerileme gözlendi. Müdahalenin bazı katılımcılarda kaygı belirtilerini de azalttığı bildirildi.
Aşırı işlenmiş gıdalar hangileri?
Aşırı işlenmiş gıdalar, ev mutfaklarında kullanılmayan kimyasal maddeler, tatlandırıcılar, renklendiriciler ve koruyucular içerebilen; çoğunlukla endüstriyel yöntemlerle üretilen hazır ürünler olarak tanımlanıyor. Bu grupta cips, kraker, şekerli ve gazlı içecekler, hazır çorbalar, erişteler, dondurulmuş pizzalar, paketli ekmek ve tatlılar bulunuyor.
Sosis, salam ve pastırma gibi işlenmiş etler de bu kapsamda değerlendiriliyor. Bu ürünlerin lif, vitamin ve mineral bakımından düşük olabildiği; yüksek tüketimin obezite, tip 2 diyabet, yüksek tansiyon ve kalp hastalıklarıyla ilişkilendirildiği aktarıldı. Hafıza, öğrenme, kaygı ve depresyon belirtileriyle ilgili ilişkiler de araştırılıyor.
Çalışmanın sonuçları JAMA Psychiatry dergisinde yayımlandı. Araştırmacılar, daha geniş kapsamlı ikinci aşama çalışmanın katılımcı alımına 2028 yılında başlamayı planlıyor.









