Biljana Plavsic: Savaş suçu mahkûmiyetinin ardından değişen tutum
Biljana Plavsic, insanlığa karşı suçlardan 11 yıl hapis cezası aldı; önce özür diledi, ardından pişmanlığını geri çekerek suç işlemediğini söyledi.
Biljana Plavsic, Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından insanlığa karşı suçlardan mahkûm edildi ve 11 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, suçlamayı etnik nüfusun zor kullanılarak kalıcı biçimde yerinden edilmesi olarak tanımladı. Plavsic, 2002’deki duruşmasında binlerce Sırp olmayan kişinin zulme uğradığını kabul ederek özür diledi; ancak iki yıl sonra bu pişmanlık ifadesini geri aldı.
96 yaşında hayatını kaybeden Plavsic, Bosna Savaşı sırasında Radovan Karadzic’in yardımcısı olarak görev yaptı. Savaş yıllarında Bosna’daki Sırp olmayan nüfusa yönelik tasfiyeyi “doğal bir olgu” diye savundu. Daha sonraki açıklamalarında ise suç işlemediğini ve aynı koşullar oluşsa yine aynı şeyi yapacağını söyledi.
Savaşa uzanan siyasi geçmiş
1930’da Tuzla’da eğitimli ve varlıklı bir ailenin çocuğu olarak doğan Plavsic, Saraybosna’da büyüdü. Nazi Almanyası’nın 1941’de Yugoslavya’yı işgal ettiği sırada 11 yaşındaydı; bazı akrabaları öldürüldü, toplama kamplarına gönderildi ya da komşu Sırbistan’a sürüldü. Plavsic, bu olayların Sırp halkının yok edilmesi korkusunu şekillendirdiğini ve siyasete girme kararında etkili olduğunu anlattı.
Savaş öncesinde Saraybosna Üniversitesi’nin fen fakültesinde dekanlık yapan Plavsic, Fulbright bursuyla iki yıl New York’ta botanik araştırmaları yürüttü ve 100’den fazla bilimsel makale kaleme aldı. 1990’da Sırp Demokrat Partisi üyesi olarak siyasete girdi. Bosna-Hersek’in Nisan 1992’de Yugoslavya’dan bağımsızlığını ilan etmesinin ardından, bağımsızlığa karşı çıkan parti üyeleriyle birlikte Bosna’daki Sırp Cumhuriyeti’nin kurulmasını ilan etti.
Plavsic, savaş sırasında Radovan Karadzic’in yardımcısı olarak görev yaptı. Sırp olmayanların, özellikle Hırvatlar ve Boşnakların, bölgeden uzaklaştırılmasını savunan açıklamalar yaptı. Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin 161 sanığı arasında yer alan tek kadın olan Plavsic, uluslararası bir ceza mahkemesinde kitlesel suçlar nedeniyle yargılanan en üst düzey kadın olarak kayda geçti.
Özürden geri adım
Plavsic, 2002’deki duruşmasında, Sırpların kontrolündeki topraklardan Müslümanlar ve Hırvatları uzaklaştırmak için örgütlü ve sistematik bir çaba yürütüldüğünü kabul etti. Ayrıca kendisine bildirilen zalimane uygulamaları kabul etmediğini ve bunları araştırmayı reddettiğini belirterek, “Bu insanlık acısından sorumlu olduğum ve halkımın karakterini lekelediğim bilgisi her zaman benimle olacak” dedi.
İsveç’teki cezaevinden 2004’te verdiği röportajda ise bu ifadesini geri çekti ve “Yanlış hiçbir şey yapmadım” açıklamasını yaptı. Bu tutum, mağdur örgütlerinin ve uluslararası çevrelerin tepkisine yol açtı. Erken tahliye kararında, mahkemenin pişmanlık beyanını ve cezaevindeki iyi davranışlarını dikkate aldığı belirtildi; Plavsic 2009’da serbest bırakıldı.
Plavsic’in özür dilemesi, bazı Sırpların tepkisini çekti. Araştırması sırasında onun yakın çevresinden bazı kişilerin, Sırpların suç işlediğini kabul etmemesi gerektiğini söylediğini aktaran Olivera Simic, sonraki yıllarda Plavsic’in pişmanlığını reddetmesini bu tepkiyle ilişkilendirdi. Plavsic ise “Halkımı korumam gerekiyordu. Republika Srpska’nın kurulmasına katkım olduysa pişman olacak hiçbir şey yok” ifadelerini kullandı.









