İklim değişikliği Kıbrıs’ta su ve gıda riskini artırıyor
Gaziantep’te konuşan Nilden Bektaş Erhürman, iklim değişikliğinin Kıbrıs’ta sıcaklık, kuraklık ve su güvenliği üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Kıbrıs’ta son yıllarda 40-45 dereceye ulaşan sıcaklıklar, sıcak geceler, azalan yağışlar ve belirginleşen kuraklık birlikte görülüyor. Aşırı yağışların kısa sürede gerçekleşmesi de farklı sorunlara yol açarken, sınırlı su kaynakları üzerindeki baskı artıyor. Su ve gıda güvenliği, iklim değişikliğiyle birlikte adanın temel gündemleri arasında yer alıyor.
Nilden Bektaş Erhürman, Gaziantep’te düzenlenen forumda yaptığı konuşmada iklim değişikliğinin artık yalnızca geleceğe ilişkin bir öngörü olmadığını belirtti. Erhürman, tarım, gıda, sağlık, ekonomi ve yaşam alanlarının bu süreçten etkilendiğini söyledi.
Su politikalarında uzun vadeli yaklaşım çağrısı
Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Nilden Bektaş Erhürman, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile UN Women iş birliğiyle düzenlenen İklim, Çevre, Kadın COP31 toplantıları kapsamındaki “Yöneten Kadın Liderler Forumu”na katıldı. Forumda Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı ve COP31 Baş Yöneticisi Fatma Varank, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond ile AK Parti İstanbul Milletvekili Nilhan Ayan da yer aldı. Erhürman’a Cumhurbaşkanlığı Çevre Danışmanı İbrahim Alkan eşlik etti.
Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’deki konumu nedeniyle iklim krizine karşı hassas olduğunu ifade eden Erhürman, aşırı sıcaklık, kuraklık, orman yangınları ve su kıtlığının adadaki başlıca sorunlar arasında bulunduğunu aktardı. Türkiye’den gelen suyun önemli bir kaynak olduğunu söyleyen Erhürman, bunun bütün sorunları tek başına çözecek bir kaynak olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti.
Erhürman, su yönetiminin Kuzey Kıbrıs’ta bütünlüklü biçimde ele alınması gerektiğini belirterek, “Su politikalarını mümkün olduğunca günlük siyasetin dışında tutmalı, uzun vadeli, bilimsel ve sürdürülebilir bir anlayışla ele almalıyız.” dedi. Suyun kullanımı, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması konusunda ortak bir yaklaşım oluşturulması çağrısı yaptı.
Kadınların karar süreçlerindeki rolüne vurgu
İklim krizinin toplumun tamamını etkilediğini belirten Erhürman, mevcut eşitsizlikler nedeniyle kadınların ekonomik kriz, su kıtlığı, gıda güvensizliği ve afet dönemlerinde daha fazla yük üstlenebildiğini söyledi. Bu nedenle kadınların eğitim, çalışma hayatı, ekonomi ve karar alma mekanizmalarında eşit biçimde yer alması gerektiğini ifade etti.
Erhürman, “Kadın her alanda olacak; eğitimde de, sağlıkta da, ekonomide de, politika ve yönetimde de.” sözleriyle kadınların güçlenmesinin toplumsal eşitsizliklerin azaltılması açısından gerekli olduğunu belirtti. Kadınların yalnızca krizlerden etkilenen kişiler olarak görülmemesi gerektiğini, çözüm üreten ve değişime öncülük eden aktörler olarak da değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Kadın yöneticilerin deneyimlerinin dinlenmesinin yanı sıra eşitliği destekleyen erkeklerin katkısının da gerekli olduğunu söyleyen Erhürman, iklim krizinin yalnızca kadınları ilgilendiren bir konu olmadığını, toplumun tamamını kapsadığını dile getirdi.
Konuşmasında Kıbrıslı Türklerin uluslararası ve bölgesel platformlara katılımına da değinen Erhürman, çevre ve iklim alanındaki uluslararası fonlara, bilimsel çalışmalara, programlara ve iş birliği ağlarına erişimin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini belirtti.









