Manchester City dosyasında karar sonrası itiraz süreci

Manchester City dosyası, Rui Pinto’nun 2017’deki kimlik avı saldırısıyla başlayan soruşturmanın ardından bağımsız heyet kararı ve itirazla yeni aşamaya taşındı.

Manchester City dosyası, kulübün mali kuralları kasıtlı ve sistematik biçimde ihlal edip etmediğine ilişkin yıllar süren soruşturmaların ardından yeni bir aşamaya taşındı. Premier Lig tarafından oluşturulan bağımsız heyet, City’yi yöneltilen suçlamaların biri dışında tamamından sorumlu buldu. Heyet, kulübün 976,1 milyon eurodan fazla usulsüz finansmanı gizlediğine, bir üçüncü taraf imaj hakları anlaşmasının gerçeği yansıtmadığına ve çalışan sözleşmelerindeki tutarların saklandığına hükmetti.

Manchester City ise suçlamaları reddediyor ve yaptırım duruşması öncesinde karara itiraz ettiğini açıkladı. Kulüp, açıklamasında “Premier Lig’in yönelttiği suçlamalar karşısında masumdur” ifadesini kullandı. City ayrıca dosyadaki tutumunu destekleyen kapsamlı ve çürütülemez deliller bulunduğunu savundu.

Soruşturmanın başlangıcı ve UEFA süreci

Dosyanın ortaya çıkışı, Ocak 2017’de bir City yetkilisine gönderilen e-postayla bağlantılı. UEFA çalışanından gelmiş izlenimi verilen mesajdaki bağlantıya tıklanmasının ardından Portekizli bilgisayar korsanı ve aktivist Rui Pinto’nun kulübün sunucularına eriştiği, binlerce e-posta ve belgeye ulaştığı belirtildi. Bu belgeler daha sonra UEFA ve Premier Lig’in mali soruşturmalarında kullanıldı.

UEFA’nın yargılama kurulu, 2020’de City’ye Avrupa kupalarından iki yıl men cezası verdi. Spor Tahkim Mahkemesi’ne yapılan itirazın ardından bu karar kaldırıldı; UEFA delillerinin önemli bir bölümü zamanaşımı gerekçesiyle değerlendirme dışında bırakıldı. Premier Lig soruşturması ise farklı yetki alanı nedeniyle devam etti ve lig yönetimi kulüpten geniş kapsamlı mali belgeler talep etti.

Belge ibrazı sürecinde milyonlarca dokümanın incelendiği, City’nin bazı belgelerin ilgisiz veya gizli olduğu gerekçesiyle kapsamı daraltmaya çalıştığı aktarıldı. Der Spiegel’in 2022’de yayımladığı yeni araştırmada, Premier Lig soruşturmacılarının kulüpten teslim edilmemiş bazı belgelere rastladığı belirtildi. Bağımsız heyet, City’nin soruşturmayı yavaşlatmaya ve engellemeye yönelik ortak bir çaba içinde olduğu sonucuna vardı.

Finansman iddiası ve beklenen yaptırım

Premier Lig’in temel iddiası, City’nin dokuz yıllık dönemde açıklanan 1 milyar 117,2 milyon euroluk ticari gelirinin büyük bölümünü gerçekte sponsorlar tarafından ödenmiş gibi gösterdiği yönünde. Lig yönetimi, yalnızca 141,1 milyon euroluk kısmın gerçek ticari gelir sayılabileceğini; kalan 976,1 milyon euronun ise kulüp sahiplerinden sponsorlar aracılığıyla yapay biçimde aktarıldığını savundu.

Heyet, bu düzenlemenin finansal kurallara uyumla bağlantısını bazı sezon sonu ödemeleri üzerinden değerlendirdi. 2012-13 sezonunun sonunda ortaya çıkan 23,5 milyon euroluk ödeme yükümlülüğünün, UEFA kurallarına uyum açısından City’de açık oluşturabileceği; ardından değiştirilmiş sponsorluk anlaşmaları hazırlandığı belirtildi. Premier Lig ayrıca 2017-18 sezonunda kulübün kâr ve sürdürülebilirlik sınırını yaklaşık 117,6 milyon euro aştığını ileri sürdü.

Dosyada CPC adlı kurumun ve Abu Dabi merkezli yapılarla ilişkili ödemelerin de tartışıldığı aktarıldı. City’nin, bazı finansmanların sahipleri yerine devlet bağlantılı kurumlar üzerinden sağlandığını savunduğu; bağımsız heyetin ise bu açıklamayı olaylardan sonra oluşturulmuş bir savunma olarak değerlendirdiği belirtildi. Kararın bazı bölümlerinde kurum ve kişi adlarının karartıldığı ifade edildi.

Premier Lig, yaptırım duruşmasının mümkün olan en kısa sürede yapılacağını bildirdi. Manchester City’nin itirazı sonrasında süreç devam ederken kulüp, suçlamalar karşısındaki savunmasını sürdüreceğini açıkladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu