Pestisit kimyasalları için güvenlik incelemesi genişliyor
Pestisit kimyasalları üzerine araştırmada 485 madde belirlendi; 84’ünün insan vücudunda saptandığı bildirildi ve tüm bileşenler için test çağrısı yapıldı.
Pestisit ürünlerinin güvenlik değerlendirmelerinde yalnızca zararlıları hedefleyen maddelerin değil, formüldeki diğer bileşenlerin de incelenmesi gerektiği bildirildi. ABD’deki Silent Spring Enstitüsü araştırmacılarının çalışmasına göre, incelenen pestisit kimyasalları arasında meme kanseriyle bağlantılı biyolojik özellikler gösterebilecek 485 madde bulunuyor. Araştırmacılar, insanlarda maruziyetin miktar ve süresinin yanı sıra kimyasalların vücuttaki etkileriyle birlikte ele alınması gerektiğini belirtiyor.
Aktif maddeler dışında kalan bileşenler
Environmental Health Perspectives’ta yayımlanan araştırmada listelenen 485 kimyasalın 145’inin ABD Çevre Koruma Ajansı kayıtlarında aktif pestisit bileşeni olarak yer aldığı aktarıldı. Diğer maddelerin önemli bir kısmı, ürünlerin formülünde “inert” olarak sınıflandırılan yardımcı bileşenler arasında bulunuyor. Çalışmada, bu tanımın söz konusu maddelerin insan sağlığı açısından zararsız olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.
Bu bileşenler tarım uygulamalarının yanı sıra ev ve bahçe ürünlerinde, bit ve pire ilaçlarında, gıdalarda ve içme suyunda karşımıza çıkabiliyor. Araştırmacılar, biyolojik izleme verilerine dayanarak listedeki 84 kimyasalın insan vücudunda tespit edildiğini bildirdi. Bu bulgunun tek başına kanser nedeni bulunduğunu göstermediği, olası riskin maruziyet düzeyi ve süresiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Uzun süreli maruziyet uyarısı
Dr. Ayça Kaya, günlük yaşamda farklı kaynaklardan gelen kimyasalların toplam etkisine dikkat çekti. Kaya, “Vücut yalnızca tek bir kimyasalla değil, gün içinde gıda, su ve çevreden gelen çok sayıda maddeyle karşı karşıya kalıyor” dedi. Özellikle hormon sistemi ve metabolizma üzerinde etkili olabilecek maddelerde toplam kimyasal yükün önem taşıdığını ifade etti.
Gıda ve Tarım Uzmanı-Yazar Gürkan Akgüneş ise değerlendirmelerde yalnızca tek bir ürünün kalıntı miktarına odaklanılmaması gerektiğini söyledi. Akgüneş, aynı üründe birden fazla kimyasalın bulunması ve tüketicilerin farklı kaynaklardan uzun süreli maruziyeti konularının da izlenmesini istedi. Araştırmacılar, bu nedenle pestisitlerin güvenlik testlerinin ürünlerdeki tüm bileşenleri kapsayacak biçimde genişletilmesi çağrısı yaptı.




