Kudüs’ün fethi: Selâhaddîn-i Eyyûbî’nin zafer yolu
Kudüs’ün fethi, Hıttîn zaferinden sonra gerçekleşti. Selâhaddîn-i Eyyûbî, 2 Ekim 1187’de şehre girerek Mescid-i Aksa’yı yeniden İslam mabedi yaptı.
1099’da Haçlıların Kudüs’te yaklaşık 60 bin Müslümanı öldürmesi ve Mescid-i Aksa’yı kiliseye dönüştürmesinden sonra şehrin yeniden alınması Müslümanların hedefi haline geldi. Nûreddin Zengî’nin ölümünün ardından Selâhaddîn-i Eyyûbî, Haçlı hâkimiyetine karşı yürüttüğü mücadelede ilerleyişini sürdürdü. Merciuyûn Savaşı’ndaki zaferi, Beytülahzân Kalesi’nin ele geçirilmesi ve Halep ile Musul’un alınması, bölgedeki Müslüman güçlerin bir araya gelmesini sağladı.
Hıttîn zaferi ve Kudüs’e ilerleyiş
Renaud de Châtillon’un bir ticaret kervanını yağmalamasının ardından Selâhaddîn, Kerek-Şevbek seferi için emîrlerini ve askerlerini topladı. Büyük oğlu el-Melikü’l-Efdal’i Dımaşk’ın güneyindeki Re’sülmâ ordugâhında görevlendirirken kardeşi I. el-Melikü’l-Âdil’den de Mısır’daki kuvvetlerle Haçlı topraklarına girmesini istedi. Musul, Diyarbekir, el-Cezîre ve Halep’ten gelen birlikler de el-Melikü’l-Efdal’in çevresinde toplandı.
4 Temmuz 1187’de Hıttîn Savaşı’nda Haçlı ordusuna karşı büyük bir zafer kazanıldı. Çatışmanın ardından Kral Guy ile Renaud de Châtillon esir düştü; Selâhaddîn, esirlere iyi davranırken daha önceki antlaşmaları bozduğu gerekçesiyle Renaud’un infaz edilmesini emretti.
Şehrin yeniden alınması
Kudüs’ün fethi 2 Ekim 1187’de gerçekleşti. Selâhaddîn-i Eyyûbî’nin şehre girmesiyle Mescid-i Aksa ve Kubbetü’s-Sahra yeniden İslam mabedi haline getirildi. Kudüs’teki Müslümanlar özgürlüklerine kavuştu ve kutsal mekânlar koruma altına alındı; zaferin ardından başta Kudüs olmak üzere geniş bir bölge Müslümanların hâkimiyetine geçti.




