Marine Le Pen için Brüksel’e iş birliği çağrısı yapıldı
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin müttefiki Nicola Procaccini, Marine Le Pen’in seçilmesi halinde AB’nin Fransız sağıyla çalışması gerektiğini söyledi.
Brüksel’de İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’ye yakınlığıyla bilinen Avrupa Parlamentosu milletvekili Nicola Procaccini, Marine Le Pen’in Fransa cumhurbaşkanlığını kazanması durumunda Avrupa Birliği’nin yeni yönetimle çalışmaya hazır olması gerektiğini söyledi.
Avrupa Muhafazakârları ve Reformistleri (ECR) grubunun lideri Procaccini, Avrupa kurumları ile Avrupa Halk Partisi’nin (EPP), Le Pen’in Ulusal Birlik partisinin Avrupa Parlamentosu’ndaki siyasi çatısı olan Patriots grubuyla ilişki kurma konusunda “cesur” davranması gerektiğini belirtti. Procaccini, bu yaklaşımın Meloni’nin 2022’de İtalya’da iktidara gelmesinin ardından sergilenen tutuma benzemesi gerektiğini ifade etti.
Le Pen ve olası başbakanı Jordan Bardella’yı “makul ve pragmatik” siyasetçiler olarak nitelendiren Procaccini, Fransız siyasetçilerin ulusal çıkarları savunacağını ancak Fransa’yı AB’den çıkarma gibi “akıl dışı” adımlara yönelmeyeceğini öne sürdü. ECR lideri, Fransız sağının Meloni’nin partisine kıyasla tarihsel olarak daha az Avrupa yanlısı ve Batı yanlısı olduğunu kabul etse de Le Pen’in Brüksel’de yıkıcı bir politika izlemeyeceği konusunda iyimser olduğunu dile getirdi.
Marine Le Pen’in olası zaferi, Avrupa’daki sağ popülist yükselişi AB liderleri düzeyinde doğrudan iktidara taşıyabilir. Fransa gibi Birliğin en büyük ülkelerinden birinin Avrupa şüphecisi bir siyasi güç tarafından yönetilmesi, Brüksel’de belirleyici konumda bulunan EPP’nin sağındaki hükümetlerle nasıl ilişki kuracağı sorusunu yeniden gündeme getirecek.
Meloni’nin iktidara gelmesinin ardından Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve EPP lideri Manfred Weber, Roma ile Brüksel arasında yakınlaşma sağlamak amacıyla İtalya hükümetiyle temaslarını artırmıştı. Procaccini, Le Pen’in de Komisyon’la ilişkilerinde Meloni’nin “pragmatik, açık, dürüst ve tutarlı” yaklaşımını benimsemesini umduğunu söyledi.
Ancak EPP içinde bu ihtimale ilişkin değerlendirmeler daha temkinli. EPP başkan yardımcısı ve Romanya başbakan adaylarından Siegfried Mureșan, Le Pen liderliğindeki Fransız partisinin önümüzdeki aylarda daha radikal bir çizgiye kayacağı görüşünü savundu.
Ulusal Birlik, Avrupa Parlamentosu’nda Patriots grubunda yer alıyor. Le Pen’in seçilmesi halinde ECR’nin de daha Avrupa şüpheci bir gündemi savunurken önemli bir müttefik kazanması bekleniyor. Procaccini, Ulusal Birlik’in AB bütçesine Fransa’nın katkısını yarıya indirme önerisine karşı çıkmadı; aksine ECR’nin “aşırı büyük bir bütçeye” inanmadığını belirterek bu yaklaşımı destekledi.
2024 Avrupa Parlamentosu seçimlerinden bu yana EPP, bazı oylamalarda kendisinden daha sağdaki grupların desteğine daha sık başvuruyor. Bu destek, AB’nin yeşil düzenlemelerinin bir bölümünün geri çekilmesi ve göç politikasının sertleştirilmesi gibi başlıklarda etkili oldu.
Weber, EPP’nin iş birliği için üç temel koşulunu Avrupa yanlısı olmak, hukukun üstünlüğünü desteklemek ve Ukrayna’nın yanında durmak şeklinde sıralıyor. EPP milletvekilleri aşırı sağ gruplarla müzakere etmediklerini söylese de, kendi önerilerini kabul ettirmek için bu grupların oylarından yararlanabileceklerini belirtiyor.
EPP, Patriots ve Avrupa Egemen Milletler gruplarıyla ortak etkinlik düzenleyen bir milletvekilini temmuz ayında ihraç etmişti. EPP içindeki bazı siyasetçiler, iki tarafın AB’nin geleceğine ilişkin görüşlerinin temelden farklı olması nedeniyle Patriots ve Ulusal Birlik ile iş birliğini zor görüyor. Almanya’daki Hristiyan Demokratların Avrupa Parlamentosu lideri Niclas Herbst de merkez partilerin güçlü bir koalisyon kurarak popülist güçlerin etkisini sınırlaması gerektiğini savunmuştu.
Procaccini ise EPP’nin merkez sol Sosyalistlerle ilişkisini korumak istemesine rağmen, Yeşil Mutabakat’ın bazı bölümlerini geri almak için sağ ağırlıklı çoğunluğu daha açık biçimde kullanması gerektiğini söyledi. EPP’nin, Patriots ile doğrudan ilişki kurmayı reddetmesini demokratik bulmadığını belirten Procaccini, milletvekillerinin siyasi kimliklerden çok önerilerin içeriğine göre oy kullanması gerektiğini ifade etti.
ECR üyelerinin zaman zaman Patriots ile EPP arasında gayriresmî arabuluculuk yaptığını aktaran Procaccini, bunun belirlenmiş bir plana dayanmadığını, ancak ihtiyaç duyulduğunda Ulusal Birlik ile EPP arasında köprü kurabileceklerini söyledi. Procaccini’ye göre 2029 Avrupa Parlamentosu seçimlerine kadar öncelik, Yeşil Mutabakat’ın bazı düzenlemelerini geri çekmek ve Avrupa’nın rekabet gücünü artırmak olmalı.



