İmalat Sanayisine 51 Milyar Liralık İstihdam Desteği Sağlandı
İmalat sanayisine yönelik 51 milyar liralık destek paketi açıklandı. İşverenlere nakdi destek ve KOBİ’lere düşük faizli finansman imkanı sunuluyor.
Türkiye’nin imalat sanayisini güçlendirmek ve istihdamı korumak amacıyla önemli bir adım atıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile işbirliği içinde geliştirdikleri yeni program çerçevesinde, 51 milyar liralık kaynağın doğrudan imalat sektörüne tahsis edildiğini açıkladı. Özellikle tekstil, hazır giyim ve mobilya gibi emek yoğun sektörlere odaklanan bu girişim, sanayicilerin mali yükünü hafifletmeyi ve küresel rekabette avantaj sağlamayı hedefliyor.
Yeni destek paketinin en dikkat çekici unsuru, istihdamını koruyan işverenlere sunulan doğrudan ödeme planı oldu. Belirlenen şartları yerine getiren işverenler, her çalıştırdıkları işçi için aylık 3 bin 500 lira nakit desteği alabilecek. Bu ödemeler, işverenlerin kamuya olan borçlarından mahsup edilerek işletmelerin nakit akışına doğrudan katkı sağlayacak. Bakan Işıkhan, bu sistem sayesinde yaklaşık 1,1 milyon çalışanın iş güvencesinin sağlanacağını vurguladı.
Programın ikinci aşamasında ise Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 100 milyar liralık bir finansman havuzu oluşturdu. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, firmaların bir aylık istihdam maliyetlerine göre 50 milyon liraya kadar kredi alabileceğini belirtti. 6 ay geri ödemesiz ve 36 aya kadar vade imkanı sunan bu kredi paketi, işletmelerin teknolojik dönüşüm ve hammadde ihtiyaçları için önemli bir finansman kaynağı oluşturacak.
Ankara’daki iki bakanlığın iş birliğiyle gerçekleştirilen bu kapsamlı operasyon, yalnızca mevcut durumu kurtarmakla kalmayıp, imalat sanayisinin geleceğini de şekillendirmeyi amaçlıyor. İşsizlik Sigortası Fonu’ndan 3 yıl boyunca sağlanacak destekler, Türkiye’nin ihracat gücünü koruması açısından stratejik bir öneme sahip. Uzmanlar, bu desteğin özellikle KOBİ ölçeğindeki işletmelerin borç sarmalından kurtulması ve yeni yatırımlara yönelmesi açısından tarihi bir fırsat olduğunu ifade ediyor.




