Merih Günay’ın ‘Abdullah Bey’ Romanı: Hayatların Kesişimi
Merih Günay’ın ‘Abdullah Bey’ romanı, hayatların kesişimini ve insan ilişkilerini derinlemesine ele alıyor.
Bazı hayatlar, bizlere çok uzak ve erişilmez gibi görünür. Ne kadar çabalarsak çabalayalım, o hayata dahil olamaz, kendimizi orada bulamayız. Ancak birisi çıkar ve o hayatı kelimelere döker. Bu sayede aramızda görünmez köprüler kurulur ve hikâyeye derin bir bağ ile bağlanırız. Sevinç ve hüzün gözyaşları iç içe geçer. Sonuçta, insanız; bir parça hüsran ve unutkanlıkla doluyuz.
Merih Günay’ın kaleme aldığı ‘Abdullah Bey’ de böyle bir hayat hikayesidir. Bu eser, aslında birden fazla hayat hikayesini içeriyor. Temel olarak iki karakterin etrafında şekillenen bu hikaye, anlatıcı Neriman ile Abdullah Bey arasındaki ilişkiyi ele alıyor. Her iki hayat da, insanın zirvelerden dibe düşüşünü gözler önüne seriyor.
Kitap beş ana bölümden oluşmaktadır: Konak, İzdivaç, İstanbul, Neriman ve Veda. Olaylar, 74 yıl sonra, 91 yaşındaki Neriman’ın perspektifinden anlatılmaktadır. Neriman’ın geçmişe dair pişmanlıkları ve mevcut zamanın ağırlığı, okuyucuya derin bir duygu yoğunluğu sunar.
Konak bölümünde, Neriman’ın çocukluğu ve babasının trafik kazası sonrası annesinin onu terk etmesi anlatılmaktadır. Annesinin temizlik yaptığı Münevver Hanım, Neriman’a sahip çıkarak ona bir yuva sunar. Abdullah Bey ise evin kahyasıdır ve ilginç bir karakter olarak öne çıkar. Neriman, çaresizlik içinde Adapazarlı Eyüp ile evlenmek üzere yola çıkar. Ancak Abdullah Bey, ona içinde para bulunan bir zarf verir.
İzdivaç bölümünde, Neriman kendine bir itirafta bulunur: ‘Hiç kimse beni Abdullah Bey kadar düşünmedi, sevmedi.’ Eyüp ile evlenerek yeni bir başlangıç yapmaya çalışan Neriman, kısa sürede pişmanlık duyar. Eyüp’ün ailesiyle aynı evde yaşamak zorunda kalır ve mutsuz bir yaşam sürmeye başlar. Konağa döndüğünde Abdullah Bey’in ona iltifat ettiğini duyunca, onun yeteneklerini keşfeder.
İstanbul bölümünde, Neriman tren yolculuğu sırasında Mari adında bir kadınla tanışır. Mari, ona Beyoğlu’nda çalışmayı teklif eder ve Neriman bu teklifi kabul eder. Mari’nin kocası Rafael ile bir ilişki yaşamaya başlar. Neriman, Abdullah Bey’in Nuru Osmaniye’de bir restoran açtığını öğrenir.
Neriman, Abdullah Bey’in restoranının iflas ettiğini ve bir gazinoda şarkıcılık yaptığını öğrenir. Hayatın imkansızlıkları içinde, Rafael’in sevgilisi Şuşan geri döner ve Neriman’ı rezil eder. On yıl geçer ve Neriman, kimsesiz bir hayat sürmektedir. Rafael ve Şuşan evlenir, çocukları olurken, Abdullah Bey garson olarak çalışmaya başlar.
Son bölüm olan Veda’da, Neriman, Cavidan adında dul bir kadının evini kiralar ve iş bulma kurumuna başvurur. Aylar sonra, kötü bir otelde çalışmaya başlar. Otel, sokağa düşmeden önceki son duraktır. İşe başladığı gün, dilenci kılığında Abdullah Bey otele gelir. Neriman, kimliğini alıp oteli terk eder.
Abdullah Bey
Merih Günay
Kanguru Yayınları
75 s.
Ankara, 2024




