İngiltere’deki Meningokok Salgını Aşılamanın Önemini Gündeme Getirdi
İngiltere’de meningokok hastalığı vakaları artarken, aşılamanın önemi vurgulandı. EKMUD, erken tanı ve aşılamanın gerekliliğine dikkat çekti.
Damlacık yoluyla bulaşan ve gençler arasında hızla yayılan meningokok hastalığı, İngiltere’de yaşanan vakalarla yeniden gündeme geldi. İki gencin hayatını kaybetmesi ve birçok öğrencinin etkilenmesi, dünya genelinde endişe yarattı.
Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (EKMUD), bu gelişmeler üzerine meningokok hastalığına karşı aşılamanın önemine dikkat çeken bir bildiri yayımladı. EKMUD’un açıklamasında, Neisseria meningitidis bakterisinin neden olduğu invaziv meningokokal hastalığın yüksek ölüm oranları ve sakatlık riski taşıdığı belirtildi. Hastalık, her yaş grubunda görülebilmekle birlikte, en sık bebekler ve küçük çocuklar arasında görülüyor. Ancak adölesanlar ve genç erişkinler de hastalığın yayılmasında önemli bir rol oynuyor.
Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1,2 milyon meningokok vakası kaydedilirken, bu vakaların yaklaşık %10’u ölümle, %10-20’si ise uzuv kaybı, işitme kaybı ve nörolojik hasar gibi ciddi sonuçlarla sonuçlanıyor. Meningokok hastalığı, toplumlar üzerinde yıkıcı etkiler yaratabilen bir hastalık olarak kısa sürede çok sayıda kişiye bulaşabiliyor. 1805 yılından bu yana bilinen bu hastalık, günümüzde hala önemli bir halk sağlığı sorunu olarak varlığını sürdürüyor.
En büyük salgınlar genellikle Sahra altı Afrika’da görülse de, hastalığın her ülkede ortaya çıkabileceği vurgulandı. Birleşik Krallık’ta Mart 2026’da Kent Üniversitesi ve Canterbury bölgesindeki gençler arasında görülen salgında 20 vaka ve 2 ölüm bildirildi. Olguların bir kısmının N. meningitidis grup B ile doğrulandığı ifade edildi. Bu durum, hastalığın gelişmiş ülkelerde de görülebileceğini ve genç nüfusta hızla ilerleyerek ölümcül sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. Salgın yönetiminde erken tanı, kemoprofilaksi ve hedefe yönelik aşılama programlarının kritik öneme sahip olduğu belirtildi.
Meningokok hastalığı, insandan insana damlacık yoluyla bulaşmaktadır. Öksürük, hapşırık, öpüşme ve yakın temas, hastalığın yayılmasını artıran faktörler arasında yer alıyor. Kalabalık ortamlarda, askeri birliklerde, yurtlarda, huzurevlerinde ve cezaevlerinde bölgesel salgınların görülebileceği kaydedildi. Savaş, afet ve göç gibi durumlar da hastalığın yayılımını kolaylaştırıyor. Ayrıca, endemik bölgelere seyahat, bağışıklık sistemi baskılanması ve bazı sağlık sorunları da riski artırıyor.
Hastalığın klinik seyri, hafif ateşten, saatler içinde ölümle sonuçlanabilen ağır tablolara kadar geniş bir yelpazede ilerleyebiliyor. En sık görülen klinik tablo menenjit olarak öne çıkıyor. EKMUD’un açıklamasına göre, meningokok hastalığından korunmanın en etkili yolu aşı ile bağışıklama. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de bu hastalığı aşı ile önlenebilir hastalıklar arasında tanımlıyor.
Türkiye’de konjuge meningokok aşılarının uygulandığı belirtilirken, EKMUD Erişkin Bağışıklama Çalışma Grubu, risk gruplarına yönelik aşı önerilerini detaylandırdı. Aspleni, orak hücreli anemi, kompleman eksikliği, HIV enfeksiyonu ve bağışıklık sistemi baskılanmış bireyler için MenACWY ve MenB aşılarının belirli aralıklarla uygulanması öneriliyor. Ayrıca laboratuvar çalışanları, endemik bölgelere seyahat edenler, yurtlarda kalan öğrenciler ve askerlik hizmetini yapan bireyler de risk grupları arasında yer alıyor.
Türkiye’de meningokok aşılarının Ulusal Aşı Takvimi’nde yer almadığı, ancak ücretli olarak erişilebildiği ifade edildi. Erişkinlerde özellikle hac yolculuğu öncesinde aşının uygulandığı bilgisi de verildi. İngiltere’deki salgında, yakın temaslı kişilere antibiyotik profilaksisi ve aşılama işlemlerine başlandığı bildirildi.
Türkiye EKMUD Erişkin Bağışıklama Çalışma Grubu Aşı Politikaları Oluşturma Alt Grubu, benzer salgınların önüne geçebilmek için özellikle çocuklar ve gençler başta olmak üzere risk gruplarına meningokok aşılarının en kısa sürede uygulanması gerektiğini vurguladı. Meningokok hastalığının yıkıcı sonuçlarına karşı en etkili silahın aşılama olduğu belirtilerek, toplumda farkındalığın artırılması gerektiği ifade edildi.




