Yılmaz: Savunma Sanayisi Bağımsız Dış Politikanın Temelidir

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, savunma sanayisinin Türkiye’nin bağımsız dış politikası için kritik olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 24 TV’de yaptığı açıklamalarda, dünya genelindeki güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde, artan jeopolitik risklerin ülkeleri savunma kapasitelerini güçlendirmeye yönlendirdiğini belirtti.

NATO Ankara Zirvesi’nin başarılı geçtiğini vurgulayan Yılmaz, Avrupa’nın savunma harcamalarını artırma çabalarına dikkat çekti. Zirvenin, NATO’nun yeniden toparlanma sürecine girdiğini gösterdiğini ifade eden Yılmaz, Türkiye’nin ev sahipliğinin uluslararası alanda önemli bir prestij kazandırdığını dile getirdi. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin, Türkiye’nin organizasyona katkılarını övgüyle karşıladığını aktardı.

Yılmaz, savunma sanayisinin zirvenin önemli konularından biri olduğunu belirterek, Türkiye’nin bu alandaki yatırımlarının meyvelerini topladığını ifade etti. Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki ürünlerin yüzde 80’inin yerli imkanlarla üretildiğini kaydeden Yılmaz, Türkiye’nin savunma sanayisi ihracatında 11. sıraya yükseldiğini ve ilk 10 ülke arasına girmeyi hedeflediğini açıkladı.

Geçtiğimiz yıl savunma sanayisi ihracatının 10 milyar doları aştığını hatırlatan Yılmaz, son 12 ayda bu rakamın 11 milyar doları geçtiğini söyledi. Sektörde yaklaşık 100 bin kişinin istihdam edildiğini belirten Yılmaz, çalışanların yaş ortalamasının 34 olmasının Türkiye’nin en büyük avantajlarından biri olduğunu vurguladı.

Yılmaz, savunma sanayisinin yalnızca askeri güvenlikle sınırlı olmadığını, Türkiye’nin bağımsız dış politika vizyonunun da bu alandaki kapasiteyle doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti. Bağımsız bir dış politika izlemek isteyen ülkelerin, kendi savunma sanayilerine sahip olmaları gerektiğini belirten Yılmaz, güvenliğini başka ülkelerin sağladığı imkanlara bağlı sürdüren ülkelerin bağımsız karar alma kabiliyetini kaybedeceğini vurguladı.

Türkiye’nin savunma sanayisine yaptığı yatırımların, bilgi, teknoloji ve yüksek katma değerli üretime dayalı ekonomik dönüşümün temel unsurlarından biri olduğunu belirten Yılmaz, bu yatırımların uzun vadede sosyal refahı destekleyeceğini ifade etti.

ABD ile savunma ilişkilerine de değinen Yılmaz, müttefik ülkeler arasında yaptırım uygulanmasının ittifak ruhuyla bağdaşmadığını söyledi. Türkiye’ye uygulanan geçmişteki kısıtlamaların yerli savunma sanayisinin gelişimini hızlandırdığını belirten Yılmaz, “Paramızla alıp kullanamadığımız ürünleri bugün başka ülkelere ihraç eder hale geldik.” dedi. ABD Başkanı Donald Trump’ın müttefiklere yaptırım uygulanmaması yönündeki açıklamalarını olumlu değerlendiren Yılmaz, F-35 ve yaptırımlar konusunda sürecin Amerikan yönetiminin atacağı adımlara bağlı olduğunu ifade etti.

Bu yıl Türkiye’nin uluslararası diplomasi açısından yoğun bir takvim yürüttüğünü belirten Yılmaz, Antalya Diplomasi Forumu’nun ardından Türk Devletleri Teşkilatı Liderler Zirvesi ile COP31’e de ev sahipliği yapacağını söyledi. Türkiye’nin güvenlik, diplomasi ve çevre politikalarının konuşulduğu merkez ülkelerden biri haline geldiğini ifade eden Yılmaz, bu organizasyonların ülkenin uluslararası görünürlüğünü ve itibarını artırdığını kaydetti.

NATO Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin altyapısının da önemli katkı sunduğunu belirten Yılmaz, yabancı heyetlerin toplantı alanları, kütüphane ve sergi salonlarından büyük memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, 2023 yılında enflasyonun yüzde 75 seviyelerine çıktığını, ancak bunun yüzde 32 seviyelerine kadar gerilediğini söyledi. İsrail-İran geriliminin enflasyon ve büyüme üzerinde sınırlı olumsuz etkileri olduğunu belirten Yılmaz, hükümetin temel hedefinin kalıcı fiyat istikrarını sağlamak olduğunu ifade etti. Yılmaz, “Enflasyonu düşürmek sürdürülebilir büyüme ve sosyal adalet açısından son derece önemli.” diyerek, gelecek yıl enflasyonun yüzde 20’nin altına inmesini beklediklerini, nihai hedefin ise tek haneli enflasyon seviyelerine ulaşmak olduğunu söyledi.

Savunma sanayisinde elde edilen başarıların sağlık teknolojileri, enerji ekipmanları, makine sanayisi ve yapay zeka destekli üretim alanlarına da taşınacağını belirten Yılmaz, yüksek katma değerli üretim sayesinde Türkiye’nin kalıcı refah artışı sağlayacağını ifade etti. Yeni anayasa çalışmalarına da değinen Yılmaz, Türkiye’nin değişen dünya koşullarına uygun, sivil ve demokratik bir anayasaya ihtiyaç duyduğunu belirterek, bu süreçte Meclis’te geniş uzlaşının önem taşıdığını söyledi. Ayrıca terörün tamamen sona erdiği bir Türkiye’nin özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yatırım, istihdam ve kalkınma açısından önemli bir ivme yakalayacağını sözlerine ekledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu