İran’ın Hürmüz Boğazı’nı Kapatması Küresel Ekonomiyi Tehdit Ediyor
İran, Hürmüz Boğazı’nı kapatarak küresel enerji ticaretini tehdit ediyor. Bu durum, dünya ekonomisinde ciddi etkiler yaratabilir.
İran, ABD ve İsrail’in ortak saldırıları sonrasında Hürmüz Boğazı’nı geçişlere kapattığını duyurdu. Bu durum, küresel enerji ticareti açısından kritik bir geçiş noktası olan boğazın kapanmasıyla birlikte dünya genelinde ekonomik olumsuzlukların yaşanabileceğini gösteriyor.
Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla birlikte bölgede tanker hareketliliği durdu ve gemi takip sistemlerinde boğazdaki tankerlerin hızları sıfıra indi. Bu boğaz, Arap Yarımadası ile İran arasında yer alarak günlük yaklaşık 20 milyon varil ham petrol ve türevlerinin dünya pazarlarına ulaştığı önemli bir nokta. Bu hacim, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birine denk geliyor.
Uluslararası veri şirketi Primary Vision Network’ten enerji ve ekonomi analisti Osama Rizvi, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının küresel piyasalarda ciddi etkiler yaratabileceğini belirtiyor. Rizvi, tam bir kapanma senaryosunda petrol fiyatlarının varil başına 150 dolara kadar yükselebileceğini öngörüyor. Bu durum, küresel ekonomik büyümeyi yaklaşık yüzde 1,5 oranında etkileyebilirken, altın fiyatlarının da 6 bin 500 dolar seviyesini aşabileceği tahmin ediliyor.
Enerji akışında yaşanacak en küçük bir aksama bile fiyatların yukarı yönlü hareket etmesine neden olabilir. Goldman Sachs’ın değerlendirmelerine göre, boğazdan geçen enerji akışının yarıya düşmesi durumunda petrol fiyatları 110 dolara ulaşabilir. İran kaynaklı sınırlı bir arz azalması bile fiyatları 90 dolara çıkarabilirken, tam kapanma halinde Brent petrolün 130-150 dolar aralığına yükselmesi bekleniyor. Avrupa’da doğal gaz fiyatlarının ise TTF referansında 74 euro/MWh seviyesine çıkması öngörülüyor.
Yükselen enerji maliyetleri, üretim ve lojistik giderlerini artırarak maliyet enflasyonunu tetikleyecek. Enerjiye bağımlı sektörlerde fiyat artışları hızlanırken, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde fiyat istikrarı bozulabilir. Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapanması halinde küresel gayrisafi yurtiçi hasılada (GSYH) yaklaşık yüzde 0,8 oranında bir daralma yaşanabileceği öngörülüyor.
Jeopolitik gerginlikler yalnızca enerji fiyatlarını değil, deniz taşımacılığını da doğrudan etkiliyor. Bölgede artan askeri ve siyasi tansiyon, sigorta primleri ve navlun ücretlerinde artışa yol açıyor. Alternatif güzergahlar, sınırlı kapasiteye sahip olduğu için küresel tedarik zincirindeki kırılganlık artıyor.
Petrol fiyatlarındaki artış, karbon kaynakları ithal eden ülkeleri ekonomik olarak zor durumda bırakırken, üretici ülkeler için gelir artışı sağlayacaktır. Özellikle Ukrayna Savaşı’ndan etkilenen Rusya, artan petrol gelirleriyle bütçesini rahatlatabilir. Hürmüz Boğazı’nın kapanması durumunda en çok etkilenecek ülkeler arasında Avrupa Birliği (AB) üyeleri ve Çin öne çıkıyor. AB, enerji ihtiyaçlarını karşılamak için Körfez ülkelerine yönelmişken, Hürmüz Boğazı’nın kapanması durumunda en büyük zararı AB üyesi ülkeler görecektir.
Çin, kısa vadede sıkıntı yaşayacak olsa da Rusya’dan sağlayacağı ek arzla açığını kapatabilecektir. ABD ise son yıllarda üretimi artırarak net ihracatçı konuma gelmiştir. Bu durumda, Hürmüz Boğazı’nın kapanması AB için ABD’ye daha fazla bağımlılık anlamına gelecektir.




