Kamuda İstihdam 5 Milyonu Aştı, Devletin Maaş Yükü Artıyor mu?
Türkiye’de kamuda istihdam 5 milyon 324 bin kişiye ulaştı. Bu durum devletin maaş yükünü artırıyor mu?
Türkiye’de kamu istihdamı, iş gücü piyasasında önemli bir yer tutmaya devam ederken, bütçe dengeleri üzerindeki etkisi de tartışma konusu oldu. Kayıtlı çalışanların her beşinden birinin doğrudan devletten maaş alması, personel giderlerinin merkezi yönetim harcamaları içinde en büyük kalemlerden biri haline geldiğini gösteriyor. Son yıllarda sürekli artış gösteren kamu personel sayısı, mali disiplin, verimlilik ve sürdürülebilirlik konularını yeniden gündeme taşıdı.
Son verilere göre, Türkiye’de kamu istihdamı 5 milyon 324 bin kişiye ulaştı. Bu rakam, belediyeler ve bağlı kuruluşlar da dahil olmak üzere, merkezi ve yerel yönetimlerde çalışan memur, sözleşmeli personel ve işçileri kapsıyor. Türkiye’deki toplam kayıtlı istihdam ise 23 milyon 775 bin kişi olarak kaydedilirken, doğrudan kamu kurumlarından maaş alanların oranı yüzde 22.5’e yükseldi. Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın 2025 yılına ait verilerine göre, kamu istihdamı bir yıl içinde 92 bin 326 kişi artarken, son beş yıldaki toplam artış 551 bin kişiyi buldu. 2017 yılında taşeron işçilerin kadroya alınmasıyla birlikte kamu istihdamı hızla 4 milyon seviyesinin üzerine çıkmış, ardından 5 milyon eşiğini aşarak kalıcı bir artış göstermiştir.
En Büyük Harcama
Toplam 5 milyon 324 bin 254 kişilik kamu istihdamının yaklaşık 3 milyon 963 bini memur ve benzeri statülerde, 1 milyon 379 bini ise işçi olarak çalışmaktadır. Bu dağılım, kamu personel rejiminde memur ağırlığının sürdüğünü ortaya koyuyor. Ülke genelindeki belediyelerde ve bağlı kuruluşlarda 172 bin 268 kişi, belediye iktisadi teşebbüslerinde ise 673 bin 137 kişi istihdam ediliyor. Ayrıca, belediye şirketlerinde 32 bin 557 kişilik yıllık bir artış dikkat çekmektedir. Uzmanlar, 2026 yılı merkezi yönetim bütçesinde personel giderleri ve sosyal güvenlik devlet primi giderlerinin toplamının yaklaşık 3 trilyon TL civarında öngörüldüğünü belirtirken, bu rakamın faiz giderleri hariç tutulduğunda bütçenin en büyük harcama kalemi olduğunu ifade ediyorlar.
Gerekenin Üzerinde
Kamuoyu araştırmacısı Volkan Tebrizcik, mevcut durumu değerlendirirken, 5.3 milyonluk doğrudan kamu istihdamının kişi başı yıllık maliyetinin 550 bin TL civarında olduğunu belirtiyor. Bu da aylık ortalama 45-50 bin TL’lik bir brüt maliyet anlamına geliyor. Ancak bu ortalama, üst kademe bürokratlar, akademisyenler ve uzman personel ile alt gelir grupları arasında önemli farklılıklar barındırıyor. Gelişmekte olan bir ülke olan Türkiye için kamu personel sayısının olması gerektiğinden fazla olduğunu vurguluyor.
Maaş Kıdeme Göre
Lisans mezunu olarak göreve yeni başlayan bir memurun maaşı yaklaşık 40-45 bin TL seviyesindeyken, 10 yıl kıdemi olan öğretmen ve hemşirelerin maaşı 55-60 bin TL aralığına çıkıyor. Uzman, mühendis ve denetçi kadrolarında görev yapan personelin brüt aylık geliri ise 65-75 bin TL arasında değişirken, kadrolu işçilerin maaşları görev yapılan kurum ve sözleşme yapısına bağlı olarak 40 ila 60 bin TL arasında değişiklik göstermektedir.
Yüzde 20’yi Geçmemeli
Kurumsal finans uzmanı Gülsev Duran, OECD ülkeleri ile Türkiye’yi karşılaştırarak, genel kamu istihdamının toplam istihdama oranının OECD ülkelerinde ortalama yüzde 18-22 arasında değiştiğini belirtiyor. İskandinav ülkelerinde bu oran yüzde 25’in üzerine çıkarken, bazı Doğu Avrupa ülkelerinde yüzde 15’in altına inebiliyor. Türkiye’deki yüzde 22.5’lik oran, OECD ortalamasının üst sınırına yakın bir konumda bulunuyor. 2025 yılı itibarıyla ulaşılan 5 milyon 324 bin kişilik doğrudan kamu istihdamı, devletin iş gücü piyasasındaki ağırlığını sürdürdüğünü göstermektedir.




