Türkiye Fintek Ekosisteminde Dördüncü Dalga Beklentisi
Türkiye'nin fintek ekosistemi, 2000'li yıllardan bu yana üç dalga geçirdi. Şimdi dördüncü dalga için hazırlıklar sürüyor.
Türkiye’nin fintek yolculuğu, 2000’li yılların başında başlayan niş ve altyapı odaklı ilk kıpırdanmalarla başladı. 2010’larda regülasyonun etkisiyle genişleyen ekosistem, 2020’lerle birlikte girişimcilik ve yatırımın hızlandığı yeni bir aşamaya geçti.
2020’de 717 olan fintek şirket sayısı, Ağustos 2025 itibarıyla 982’ye ulaştı. Startups.watch verilerine göre, bu yıl rekor yatırım hacmine ulaşılması bekleniyor. Midas, Sipay ve Fimple gibi şirketler, ölçek atlamanın mümkün olduğunu gösteriyor. Küresel ölçekte de fintek yatırımları hız kesmeden devam ediyor. Türkiye, genç nüfusu ve güçlü bankacılık altyapısıyla bu alanda öne çıkıyor.
Rekabetin odağı, açık bankacılık, gömülü finans ve yapay zeka alanlarına kayıyor. Bu alanlarda atılacak her adım, yeni ürünler ve kullanıcı deneyimlerini yeniden şekillendirecek. Uzmanlar, bu ivmenin dördüncü dalgayı nasıl etkileyeceğini merak ediyor.
Fintek ekosisteminin ilk adımları, 2000’li yılların başında atıldı. Ancak bu dönem, girişimciler için zorlu bir süreçti. Finberg Yönetici Direktörü İhsan Elgin, bu dönemde girişimcilerin sayısının az olduğunu ve regülasyon eksikliğinin girişimlerin önünü tıkadığını belirtiyor. Bankaların güçlü yapısı ve yüksek pazarlama maliyetleri, yeni girişimlerin gelişimini sınırladı.
2010 sonrası dönem, Türkiye fintek ekosistemi için bir dönüm noktası oldu. 2015’te e-para ve ödeme kuruluşu lisanslarının verilmesiyle sektör bağımsız bir yapıya kavuştu. Bu dönemde fintekler, bankalarla iş birliği yaparak ekosistem içindeki rollerini tanımlamaya başladı.
2020 sonrası, dijitalleşmenin hızlandığı bir dönem oldu. Pandemi süreci, hem girişimcilerin hem de yatırımcıların dikkatini fintek alanına çekti. Kullanıcı davranışları da bu süreçte köklü değişimler gösterdi. Sipay CEO’su Semih Muşabak, temassız ve mobil ödemelerin öne çıktığını ifade ediyor.
Türkiye fintek ekosistemi, önümüzdeki dönemde yapay zeka, gömülü finans ve dijital paralar gibi alanlarda dönüşüm yaşayacak. Figopara CEO’su Koray Bahar, bu dönüşümün finansal hizmetlerin iş süreçlerine entegre edilmesiyle gerçekleşeceğini belirtiyor. Yatırımcılar, yapay zeka entegrasyonu ve risk yönetimi gibi alanların fintekler için büyük avantaj sağlayacağını düşünüyor.
Uzmanlar, Türk finteklerinin doğru regülasyon ve yatırım ortamıyla kısa sürede bölgesel ölçekte rekabet edebilecek bir güce ulaşabileceğini öngörüyor. 2030’a kadar sektörün 50 milyar dolarlık işlem hacmine ulaşması mümkün görünüyor. Türkiye, bölgesinde trend belirleyen bir ülke olma potansiyeline sahip.
İlgili Haberler: Borsada Bu Hafta En Çok Kazandıran ve Kaybettiren Hisseler · Gümüş Fiyatları Rekor Seviyeye Ulaştı: 56 Doların Üzerinde