Merkez Bankası KKM’yi Sonlandırdı: TL’de Yeni Bir Dönem Başlıyor
Merkez Bankası, KKM hesaplarını tasfiye ederek TL’de yeni bir dönemi başlattı. Ekonomideki etkileri merak ediliyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), ekonomi yönetiminin “en büyük kambur” olarak tanımladığı Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarını resmen kapattı. Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile birlikte KKM tebliğleri yürürlükten kaldırılırken, aynı zamanda zorunlu karşılık oranlarının artırılmasıyla parasal sıkılaşma adımları da sertleştirildi.
Bu gece yarısı gerçekleştirilen operasyon, ekonomi yönetiminin rasyonel politikalara dönüş sürecindeki önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor. Merkez Bankası, KKM sistemini tamamen sonlandırarak, piyasalardaki likiditeyi kontrol altına almak amacıyla zorunlu karşılık uygulamasını devreye soktu.
Resmi Gazete’de yayımlanan 2026/1 ve 2026/2 sayılı tebliğlerle, Türk Lirası ve altın hesaplarından dönüşümü destekleyen tüm KKM mekanizmaları tarihe karıştı. 23 Ağustos 2025’te yeni hesap açma ve yenileme işlemlerinin durdurulmasının ardından, mevcut tüm vadeler dolmuş ve ilgili mevzuat tamamen iptal edilmiştir. Ancak, yurt dışında yaşayan vatandaşlar için uygulanan YUVAM hesapları ve altın cinsinden fiziki varlıkların sisteme kazandırılması (FATSİ) uygulamaları devam edecektir.
TCMB, yalnızca KKM’yi sonlandırmakla kalmayıp, yurt dışı kaynaklı Türk Lirası borçlanmalara uygulanan zorunlu karşılık oranlarını da artırdı. Bu karar, makrofinansal istikrarı güçlendirmeyi amaçlarken, piyasadan likidite çekilmesini hedefliyor. Yeni zorunlu karşılık oranları, 1 aya kadar vadede %18’den %20’ye, 3 aya kadar vadede %14’ten %16’ya ve 1 yıla kadar vadede %12’den %14’e yükseltilmiştir.
Bu gelişmelerle birlikte, Merkez Bankası’nın yurt dışı repo işlemlerinden sağlanan fonlar ve yurt dışından kullanılan krediler için bankaların ayırması gereken karşılıkların artması, bankaların yurt dışından TL borçlanma maliyetlerini artıracak ve iç piyasadaki TL likiditesini daha da sıkılaştıracaktır.
Ekonomi analistleri, KKM’nin tamamen tasfiye edilmesinin piyasadaki belirsizliği azaltan önemli bir adım olduğunu belirtirken, zorunlu karşılıkların artırılmasının TCMB’nin enflasyonla mücadeledeki kararlılığını gösterdiğini vurguluyor. Bu adımların mevduat faizlerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturabileceği ve Türk Lirası varlıklarına olan ilgiyi artırabileceği öngörülmektedir.




