Cemil Tugay: ‘İzmir İçin Utanç Verici Bir Gün Yaşıyoruz’

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yaşanan süreci ve hukuksuzlukları eleştirdi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, yaptığı açıklamada, bugün yaşananların İzmir için utanç verici olduğunu ifade etti. Tugay, sabah saatlerinde belediye binası önüne gönderilen yüzlerce polisle ilgili olarak, “Bir belediye binasının hukuki ve idari süreçler çerçevesinde yürütülmesi gerekirken, sabahın erken saatlerinde güç gösterisi yapıldı” dedi.

Tahliye sürecinin hukuka uygun olmadığını savunan Tugay, önceden herhangi bir tebligat yapılmadığını belirtti ve “Tahliye işlemleri için öncelikle tebligat yapılması ve süre verilmesi gerekir. Ancak kamu idaresinin etik kurallarını hiçe sayan yöntemlerle bu bina elimizden alınmaya çalışılıyor” şeklinde konuştu.

Tugay, söz konusu işlemin dayanağı olarak gösterilen yasal düzenlemeye de dikkat çekti. “Kanun, eğer bina vakıflar tarafından yapılmışsa alınabileceğini belirtiyor. Ancak bu bina, İzmirli iki vatandaş tarafından un fabrikası olarak inşa edilmiştir. Vakıfların burada hiçbir hakkı yoktur” dedi.

Binanın geçmişine de değinen Tugay, 1926 yılında Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk ve Başbakan İsmet İnönü döneminde kamulaştırıldığını, bedelinin ödendiğini ve İzmir yerel yönetimine devredildiğini hatırlattı. Ayrıca, 1937 yılında burada Halk Ekmek Fabrikası kurulduğunu ve bu bilgilerin belgelerle sabit olduğunu vurguladı.

Tugay, tapu kayıtlarıyla ilgili olarak, 2007 yılında kaldırılan bir şerhin mülkiyetle ilgili olmadığını, gelir paylaşımına yönelik olduğunu ifade etti. “O dönemde Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, bu bedeli ödeyerek şerhi kaldırdı. Bugün tapuda vakıflara ait herhangi bir hak yok” dedi.

Binanın, 2007-2017 yılları arasında yaklaşık 40 milyon lira harcanarak restore edildiğini belirten Tugay, “Bu bina büyük emeklerle yeniden hayata kazandırıldı” dedi. Ayrıca, geçmişte 12 Eylül Darbesi sonrası Devlet Güvenlik Mahkemesi olarak kullanıldığını hatırlatarak, darbecilerin bile bu binanın mülkiyetini başka bir kuruma devretmeyi düşünmediğini söyledi.

Tugay, sürecin hukuki zemin üzerinde takip edileceğini ve İzmir halkının haklarını savunmaya devam edeceklerini vurguladı. Söz konusu yapının geçmişten bugüne İzmir halkına hizmet ettiğini belirten Tugay, yapılan işlemlerin hukuki bir temelden yoksun olduğunu ifade etti.

İzmir halkına hizmet eden Meslek Fabrikası’nın, uzun yıllar emek verilerek kullanılabilir hale getirildiğini söyleyen Tugay, burada vatandaşlara meslek edindirme eğitimleri verildiğini ve başka bir amacın olmadığını belirtti. Mülkiyet devrine sert tepki gösteren Tugay, sürecin hukuka aykırı olduğunu dile getirerek, “Büyükşehir Belediyesi’ne ya da ilgili kurumlara bilgi verilmeden tapuda vakıfların mülkiyetine geçirilmesi kabul edilemez bir hukuksuzluktur” dedi.

Mahkeme sürecine de değinen Tugay, “O mahkemeler devam ediyor. Ocak ayında bu devirden haberdar olduk ve hemen hukuk mücadelesi başlattık. Davalar açıldı ve mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi” dedi. Ancak bu kararın kaldırıldığını, davaların henüz sonuçlanmadığını belirtti.

Tugay, tapu devrinde dayanak gösterilen vakfın geçmişte kapatıldığını ve mülklerinin devlete geçtiğini ifade ederek, “Bugün böyle bir vakıf yok” dedi. Yetkililere çağrıda bulunan Tugay, sürecin aceleye getirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Birçok milletvekiline de tepki gösteren Tugay, “Güç gösterisi yapma meraklısı olanlar var. İzmir’in milletvekilleri gibi davranıyorlar” dedi. İzmir halkının haklarının savunulması gerektiğini belirten Tugay, “Oyunu aldığınız İzmir halkının hakkını bu şekilde gasp etmeye çalışıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Açıklamasının sonunda kararlılık mesajı veren Tugay, “Bu gerçekten başlangıç. Ben buradayım, bundan sonra da buradayım” diyerek süreci yakından takip edeceğini vurguladı. İzmir halkının temsilcisi olduklarını ve kimsenin emir kulu olmadıklarını belirten Tugay, “Sizden korkmamızı bu anda beklemeyin” dedi.

Tugay, son dönemde belediye başkanlarına yönelik süreçlere de değinerek, “Bu kadar belediye başkanını hapse tıktınız. Bana da yapabilirsiniz. Ama önce bir Cumhuriyet Halk Partimiz var. Aslanlar gibi kardeşlerimiz var” ifadelerini kullandı. İzmir’in tarihsel duruşuna vurgu yaparak, “İzmir yıkılmaz bir cumhuriyet şehridir. Hak, adalet mücadelesinde hiçbir zaman baskıya boyun eğmemiş bir şehirdir” dedi.

Göreve geldiklerinden bu yana merkezi yönetimle yaşanan sorunlara dikkat çeken Tugay, “Bizim elimizi kolumuzu tutmak, kaynaklarımızı kısmak için yapmadıkları kalmadı” dedi. Ekonomik koşulların belediyeler üzerindeki etkisini anlatan Tugay, “Bu borç benim kişisel borcum değil. Bu borç İzmir’in borcudur” şeklinde konuştu.

Belediye borçlarının kamuoyuna tek taraflı yansıtıldığını belirten Tugay, “Niye SGK’ya, vergi dairesine olan borçları açıklamıyorsunuz? Kanun var, açıklamak zorundasınız” dedi. Şehir hastaneleri modelini eleştirerek, “Şehir hastanesi bu ülkeye yapılmış en büyük kazıklardan biridir” ifadelerini kullandı.

Tugay, bugüne kadar diyalog yolunu tercih ettiklerini belirterek, “Birilerinin ayağına gittiysem, görüşmeler yaptıysam sadece insanlara hizmet götürmek için yaptım” dedi. Ülkede adalet sistemine yönelik eleştirilerde bulunan Tugay, “Hukuk ayaklar altına alınmış durumda. Adalet artık tecelli etmiyor” dedi.

Topluma çağrıda bulunan Tugay, “Artık anladım ki susarsak, boyun eğersek bu işler bitmeyecek” dedi. Halkı birlik olmaya ve haklarını savunmaya davet etti. Siyasetin önemine dikkat çeken Tugay, “Halkın sesi olan siyasetçiler olmazsa halkın hakkını hukukunu savunacak kimse kalmaz” dedi.

Kendi siyasi geleceğine ilişkin de konuşan Tugay, “Diyorsanız ki söylediklerim yanlış, ben istifa edeyim, aday olmayayım” dedi. Siyasi ikbal peşinde olmadığını belirten Tugay, amacının yalnızca halkın hakkını savunmak olduğunu ifade etti.

Tugay, hiçbir iktidarın sonsuza kadar sürmeyeceğini belirterek, “Sizin iktidarınız da bir gün bitecek, bu yaptıklarınızın hesabını nasıl vereceksiniz?” dedi. Mustafa Kemal Atatürk’e de vurgu yaparak, “Burası İzmir, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şehridir” dedi. Konuşmasının sonunda yurttaşlara seslenerek, “Kimsenin önünde eğilmeyin, umutsuzluğa kapılmayın. Gençlerin bu ülkeden umudunu kesmesine izin vermeyin” diyerek halkı birlik olmaya ve haklarını savunmaya davet etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu