Eski Fed Başkanları, Bağımsızlık Vurgusu Yaptı

Eski Fed başkanları, ekonomik performans için Fed’in bağımsızlığının önemine dikkat çekti ve cezai soruşturmayı eleştirdi.

Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası’nın (Fed) eski başkanları, bankanın bağımsızlığının ekonomik başarı açısından taşıdığı önemi vurgulayarak, Fed Başkanı Jerome Powell’a iletilen “cezai soruşturmanın” bu bağımsızlığı tehdit eden benzeri görülmemiş bir girişim olduğunu ifade etti.

Eski Fed başkanları Ben Bernanke, Alan Greenspan ve Janet Yellen ile eski Hazine bakanları Timothy Geithner, Jacob Lew, Henry Paulson ve Robert Rubin’in de aralarında bulunduğu isimler, Fed’in bağımsızlığına dair yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Fed’in bağımsızlığı ve kamuoyunun bu bağımsızlığa dair algısı, Kongre tarafından Fed’e verilen fiyat istikrarı, maksimum istihdam ve uzun vadede ılımlı faiz oranları hedeflerinin gerçekleştirilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir” denildi.

Ayrıca, Powell’a bildirilen cezai soruşturmanın, Fed’in bağımsızlığını zayıflatmaya yönelik bir girişim olduğuna dikkat çekilerek, “Para politikası, kurumsal yapısı zayıf olan gelişmekte olan piyasalarda bu şekilde oluşturulur ve bu durum enflasyon ile ekonominin genel işleyişi açısından son derece olumsuz sonuçlar doğurur. Hukukun üstünlüğünü en büyük güç olarak gören ve ekonomik başarısının temelini buna dayandıran ABD’de bunun yeri yoktur” ifadeleri kullanıldı.

Powell, Cezai İddianame Tehdidini Açıkladı

Fed Başkanı Jerome Powell, Adalet Bakanlığı’nın geçtiğimiz Cuma günü Fed’e büyük jüri celbi tebliğ ettiğini duyurdu. Celbin, geçen yıl Haziran ayında Senato Bankacılık Komitesi’nde verdiği ifadeyle bağlantılı bir “cezai iddianame tehdidi” içerdiğini belirten Powell, bu ifadenin kısmen tarihi Fed ofis binalarının yenilenmesini kapsayan çok yıllı bir projeye ilişkin olduğunu hatırlattı.

Powell, Fed başkanı dahil hiç kimsenin hukukun üstünde olmadığını ifade ederek, “Ancak bu benzeri görülmemiş eylem, yönetimin tehditleri ve süregelen baskısı bağlamında daha geniş bir perspektiften değerlendirilmelidir” dedi. Cezai suçlama tehdidinin asıl nedeninin, Fed’in para politikası kararları olduğunu öne süren Powell, “Cezai suçlama tehdidi, Fed’in faiz oranlarını, Başkanın tercihlerini izlemek yerine, halka neyin hizmet edeceğine dair en iyi değerlendirmemize dayanarak belirlemesinin bir sonucudur. Bu durum, Fed’in faiz oranlarını kanıtlara ve ekonomik koşullara dayanarak belirleyip belirleyemeyeceği, yoksa bunun yerine para politikasının siyasi baskı veya yıldırma eylemleriyle mi yönlendirileceğiyle ilgilidir” şeklinde konuştu.

Powell, görevini siyasi baskıdan veya kayırmacılıktan uzak bir şekilde, yalnızca fiyat istikrarı ve maksimum istihdam sağlamaya odaklanarak yerine getirdiğini vurgulayarak, bu yaklaşımını sürdürmeye devam edeceğini bildirdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu