Dervişoğlu’ndan süreç tepkisi: İYİ Parti’nin itirazları
Dervişoğlu’ndan süreç tepkisi: İYİ Parti lideri, Terörsüz Türkiye girişimine, anayasa tartışmalarına ve muhalefet ittifakına ilişkin açıklamalarda bulundu.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, KOZA TV yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Dervişoğlu, eski Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlamasıyla başlatılan soruşturmanın üzüntü verici olduğunu söyledi. Seçim ve kampanya dönemlerinde maksadını aşan ifadelerin kullanılabildiğini belirten Dervişoğlu, kendisinin siyasi diline azami özen gösterdiğini, ancak bazı çevrelerin aynı hassasiyeti taşımadığını ifade etti.
Siyasetçilerin kullandıkları sözlerin ilerleyen dönemlerde farklı stratejilerin parçası haline getirilebileceğini savunan Dervişoğlu, iktidarın kendisini aklamak amacıyla bazı isimler üzerinden soruşturma süreçleri yürütebildiğini öne sürdü. AK Parti’nin kendi icraatlarını savunmak yerine başkalarının da en az kendisi kadar sorunlu olduğu algısını oluşturmaya çalıştığını iddia etti.
Soruşturmalar ve siyasi hesap eleştirisi
Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında yürütülen soruşturmaya da değinen Dervişoğlu, muhalefetin olayların arkasındaki stratejiyi incelemeden tepki vermesini doğru bulmadığını belirtti. Soruşturmanın Gökçek’in gelini ve oğluyla ilgili iddialara dayandığını hatırlatan Dervişoğlu, buna rağmen Melih Gökçek’in sürecin merkezine yerleştirilmesinin siyasi bir hesap taşıyabileceğini söyledi.
Dervişoğlu, Gökçek hakkında geçmişten bu yana çeşitli dosyalar bulunduğunun konuşulduğunu, ancak mevcut soruşturmanın mal edinimi iddiaları üzerinden yürütüldüğünü ifade etti. Bu nedenle muhalefetin, soruşturmanın arka planını değerlendirmeden süreci sahiplenmemesi gerektiğini savundu.
Davutoğlu hakkındaki soruşturmanın kapsamını bilmediğini belirten Dervişoğlu, dosyanın yalnızca Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlamasıyla sınırlı kalmayabileceğini dile getirdi. Türkiye’de yaşanan gelişmelerin, anayasal açıdan yeniden seçilme hakkı tartışılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden seçilmesini sağlamaya yönelik olduğunu öne sürdü.
Anayasa değişikliği konusunda İYİ Parti’nin tutumunu da açıklayan Dervişoğlu, tek adam yönetimini güçlendirecek hiçbir düzenlemenin içinde yer almayacaklarını söyledi. Buna karşılık, parlamenter demokratik sisteme dönüşü hedefleyen gerçek bir anayasal düzenleme teklifinin görüşülebileceğini kaydetti.
Terörsüz Türkiye sürecine yönelik itirazlar
Dervişoğlu’ndan süreç tepkisi açıklamasında, Terörsüz Türkiye girişiminin mevcut biçimiyle provokatif bir nitelik kazandığını savundu. Kürt vatandaşların Abdullah Öcalan veya PKK ile özdeşleştirilmesine karşı çıkan Dervişoğlu, bu yaklaşımın toplumsal fay hatlarını harekete geçirebileceği uyarısında bulundu.
Abdullah Öcalan’ın Meclis kürsüsüne davet edilmesi yönündeki tartışmaların süreci baştan itibaren provokatif hale getirdiğini belirten Dervişoğlu, Türkiye’nin en önemli sorunlarından birinin terör hükümlüsünün yönlendirmesiyle çözülemeyeceğini söyledi. Kürt vatandaşlarla PKK arasında eşitlik kurulmasına izin vermeyeceklerini vurguladı.
İYİ Parti lideri, sürecin iyi bir sonuca ulaşabilmesi için siyasi parti temsilcilerinin Türkiye’nin üniter yapısı ve Cumhuriyet’in temel değerleriyle ilgili açık güvence vermesi gerektiğini ifade etti. Terör örgütünün yalnızca silah bırakmasının değil, Türkiye’ye karşı işlediği suçları kabul etmesinin ve finansal yapısının nasıl tasfiye edileceğinin de açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Örgütün kaçakçılık faaliyetlerinden milyarlarca dolarlık gelir elde ettiğini öne süren Dervişoğlu, bu paraların “varlık barışı” ya da benzeri düzenlemeler yoluyla Türkiye’ye sokulmasından endişe duyduğunu dile getirdi. Terör örgütü mensuplarının topluma kazandırılması ve infaz düzenlemeleriyle ilgili tartışmaların özel af sonucuna dönüşmemesi gerektiğini savundu.
Dervişoğlu, sürecin Cumhuriyet’in temel değerleriyle çelişen bir ortaklık arayışına dönüşmemesi gerektiğini belirterek, Kürt vatandaşların devlet makamlarına ulaşmasının önünde anayasal veya toplumsal bir engel bulunmadığını söyledi. Kürt cumhurbaşkanı ve başbakanların görev yaptığını hatırlatan Dervişoğlu, etnik kimlikler üzerinden makam dağıtılması fikrini tehlikeli bulduğunu kaydetti.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın Amedspor açıklaması da sorulan Dervişoğlu, Diyarbakırspor adını tercih ettiğini belirtti. Taraftarların ve gençlerin siyasi tartışmalar üzerinden yönlendirilmesinin riskli olduğunu söyleyen Dervişoğlu, siyasetçilerin sözlerinin doğurabileceği sonuçları gözetmesi gerektiğini ifade etti.
Muhalefet ittifakı ve seçim yaklaşımı
Muhalefet partileri arasındaki ittifak tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı seçiminde ortak bir aday üzerinde uzlaşmanın sistemin gereği olduğunu söyledi. Ancak henüz seçim takviminin açıklanmadığını ve belirlenmiş bir cumhurbaşkanı adayı bulunmadığını belirten Dervişoğlu, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu olduğunu ve diploma iptali nedeniyle adaylık yeterliliğinin tartışmalı hale geldiğini hatırlattı.
Muhalefet partilerinin birbirlerinin hassasiyetlerine saygı göstermesi gerektiğini ifade eden Dervişoğlu, seçim süreci başladığında ortak hareket imkanlarının ayrıca değerlendirilebileceğini söyledi. İYİ Parti’nin ittifakının öncelikle Türk milletiyle olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, muhalefetin seçim kazanma ihtimalini zayıflatacak adımlar atmayacağını ve siyaseten bozgunculuk yapmayacağını belirtti.




