Yaşlılarda İnme Riski: Kontrol ve Tedavi Hayati Öneme Sahip
Prof. Dr. Semih Giray, yaş ilerledikçe inme riskinin arttığını ve erken müdahalenin önemini vurguladı.
Türk Beyin Damar Hastalıkları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Semih Giray, 18-24 Mart tarihleri arasında kutlanan Yaşlılar Haftası dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu. Giray, yaşın ilerlemesiyle birlikte inme riskinin belirgin şekilde arttığını vurguladı ve özellikle 55 yaş üstü bireylerde bu riskin her on yılda bir yaklaşık iki katına çıktığını ifade etti. Bu nedenle, ileri yaş grubundaki bireylerin risk faktörlerinin düzenli olarak izlenmesi ve kontrol altına alınmasının inmeyi önlemede kritik bir rol oynadığını belirtti.
Prof. Dr. Giray, ileri yaş grubunda diyabet, hipertansiyon ve periferik arter hastalıkları gibi sağlık sorunlarının yanı sıra sigara kullanımı, obezite ve hareketsizliğin de önemli risk faktörleri arasında yer aldığını dile getirdi. Bu bağlamda, koruyucu tedavi yöntemlerinin önemine dikkat çekerek, “Hastalarımızın inme geçirmeden önce risk faktörlerinin kontrol altına alınması, çok daha etkili ve koruyucu bir yaklaşım sağlıyor.” şeklinde konuştu.
İnmenin erken belirtilerine de değinen Giray, kol ve bacak güçsüzlüğü, konuşma bozukluğu ve yüz kayması gibi bulguların yanı sıra ani hafıza kaybının da önemli bir uyarı işareti olabileceğini ifade etti. Bu tür durumların bazen küçük damar hastalıklarıyla ilişkili olabileceğini belirten Giray, erken farkındalığın hayati önem taşıdığını vurguladı.
Belirtilerin görülmesi durumunda, özellikle ileri yaş grubundaki bireylerin vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiğini söyleyen Giray, “Hastaların acil servise yönlendirilmesi ve nöroloji uzmanları tarafından değerlendirilmesi büyük önem taşıyor. Görüntüleme yöntemleriyle erken tanı koyarak hızlı bir şekilde koruyucu tedaviye başlayabiliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bu yaş grubundaki bireylerin beyin damar ve kalp damar sağlığının düzenli kontrollerle yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Giray, yaşlıların hem beslenme hem de fiziksel aktivite açısından desteklenmesinin büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi. “Düzenli egzersiz ve yürüyüş, sağlıklı beslenme kadar önemlidir.” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Giray, toplumun düzenli olarak bilgilendirilmesiyle inmeye karşı birinci derecede önlemlerin önceden alınmasının hedeflendiğini de belirtti.




